İçeriğe geç
Diyarbakır Defter

Günlük hayata düşülen meraklı notlar

Kişisel Gelişim

Zaman Bloklama: Yapılacaklar Listesini Takvime Taşımak

Liste neyi yapacağınızı söyler, ne zaman yapacağınızı söylemez. Zaman bloklama bu boşluğu kapatan sade bir yöntem.

Nisan Koral 4 dk okuma

Yapılacaklar listesi uzadıkça iş bitmiyorsa sorun genellikle listede değildir. Liste neyi yapacağınızı söyler ama ne zaman yapacağınızı söylemez. Gün içinde iş için ayrılmış somut bir yer olmadığında, maddeler bir sonraki güne devredilir ve liste sadece büyür.

Zaman bloklama, bu boşluğu kapatan sade bir yöntemdir. Yapılacak işleri takvimde belirli saat aralıklarına yerleştirir ve o aralıkta yalnızca o işi yapmayı hedefler. Böylece görev, bir niyet olmaktan çıkıp takvimde yer kaplayan bir randevuya dönüşür.

Zaman bloklama tam olarak ne demek?

Yöntemin özü basittir: gün, belirli işlere ayrılmış bloklara bölünür. Her bloğun bir başlangıcı, bir bitişi ve tek bir amacı vardır. Blok süresince başka işlere geçilmez.

Yapılacaklar listesi bu sistemde ortadan kalkmaz; blokların içeriğini besleyen bir havuz olarak kalır. Fark, listeden bir işi seçip ona takvimde yer ayırmaktır.

Bu küçük değişiklik, işin ne kadar süreceğini düşünmeye zorlar. Süreyi tahmin etmek de gerçekçi planlamanın ilk adımıdır.

Neden listeden daha iyi çalışıyor?

Liste, işleri eşit ağırlıkta gösterir. Beş dakikalık bir telefon görüşmesiyle üç saatlik bir rapor aynı satırda yan yana durur. Bu görüntü, hangisine öncelik verileceğini bulanıklaştırır.

Takvimde ise her işin bir maliyeti vardır: yer kaplar. Üç saatlik iş üç saatlik bir blok ister ve o blok başka bir şeye ayrılamaz. Bu, gerçekçi olmayan planları hemen görünür kılar.

Ayrıca blok başladığında ne yapılacağı belirlidir. Karar verme aşaması ortadan kalkar; bu da işe başlamanın önündeki en büyük engellerden birini kaldırır.

Bloklar nasıl oluşturulur?

İyi bir başlangıç, günün sabit noktalarını yerleştirmektir. Toplantılar, ulaşım, yemek ve düzenli sorumluluklar önce takvime girer. Geriye kalan boşluklar planlanabilir alandır.

Ardından en önemli iş, zihnin en verimli olduğu saate yerleştirilir. Çoğu kişi için bu, günün ilk saatleridir; ancak bu kişiden kişiye değişir ve kendi ritminizi gözlemleyerek bulmanız gerekir.

Kalan boşluklara ise daha hafif işler, iletişim ve rutin görevler yerleştirilir. Böylece yoğunlaşma gerektiren işler dağınık saatlere sıkışmaz.

Benzer işleri bir araya toplamak

Zihin, iş türü değiştiğinde bir geçiş bedeli öder. Yazı yazarken araya giren kısa bir mesaj kontrolü, sadece o birkaç dakikayı değil, sonrasındaki toparlanma süresini de harcar.

Bu nedenle benzer işleri aynı blokta toplamak verimi artırır. Tüm yazışmalar tek bir bloğa, tüm telefon görüşmeleri başka bir bloğa alınabilir.

Aynı mantık ev işleri ve kişisel görevler için de geçerlidir. Dağınık biçimde yapılan küçük işler, tek bir blokta toplandığında çok daha kısa sürede biter.

Gruplama yaparken bloğun türünü adlandırmak faydalıdır. Bloğun adı yazışma, planlama ya da derin çalışma olduğunda o aralıkta neyin uygun olduğu netleşir. İsimsiz bloklar zamanla her şeyin sızdığı gri alanlara dönüşür.

Boşluk bırakmak neden şart?

Zaman bloklamada en sık yapılan hata, günü baştan sona doldurmaktır. Böyle bir plan ilk aksaklıkta çöker. Geciken bir toplantı, arkasındaki tüm blokları kaydırır ve gün kurtarılamaz hale gelir.

Bu yüzden bloklar arasına tampon aralıklar konur. On beş dakikalık boşluklar, hem gecikmeleri emer hem de bloklar arasında toparlanma imkânı verir.

Ayrıca günde en az bir esnek blok bırakmak faydalıdır. Bu blok, beklenmedik işler için ayrılmıştır; hiçbir şey çıkmazsa geride kalan görevlere aktarılır.

Blok içinde dikkati korumak

Blok yalnızca takvimde durduğu sürece işe yaramaz; asıl mesele o aralıkta gerçekten o işi yapmaktır. Bildirimleri kapatmak, çalışma alanını sadeleştirmek ve gerekli malzemeleri önceden hazırlamak bu konuda belirleyicidir.

Blok başlarken ne yapılacağını tek cümleyle yazmak da yardımcı olur. Bulanık bir hedef yerine somut bir çıktı belirlemek, dikkatin dağılmasını zorlaştırır.

Blok sırasında aklınıza gelen ilgisiz işleri bir kenara not etmek ise etkili bir tekniktir. Not alındığında zihin o işi unutma kaygısından kurtulur ve mevcut göreve döner.

Blok uzunluğunu doğru seçmek de önemlidir. Çok kısa bloklar işe ısınmaya yetmez, çok uzun bloklar ise dikkatin son bölümünü boşa harcar. Çoğu kişi için kırk beş dakika ile doksan dakika arasındaki aralıklar iyi çalışır.

Planı düzenli olarak gözden geçirmek

Zaman bloklama, ilk denemede oturmaz. İşlerin ne kadar sürdüğüne dair tahminler genellikle iyimserdir ve gerçek süreler zamanla öğrenilir.

Gün sonunda kısa bir değerlendirme yapmak bu öğrenmeyi hızlandırır. Hangi blok taştı, hangisi boş kaldı, hangi iş yanlış saate konmuştu gibi sorular bir sonraki günün planını iyileştirir.

Haftada bir defa daha geniş bir gözden geçirme yapmak da yararlıdır. Tekrar eden aksamalar genellikle plandaki yapısal bir hatayı işaret eder.

Sürekli taşan bir blok, işin sanılandan büyük olduğunu gösterir ve parçalara ayrılması gerekir. Sürekli boş kalan bir blok ise ya yanlış saate konmuştur ya da o iş aslında öncelikli değildir. Plan, bu geri bildirimlerle her hafta biraz daha gerçekçi hale gelir.

Zaman bloklama, daha çok çalışmayı değil, çalıştığınız saatleri bilinçli biçimde yerleştirmeyi öneren bir yöntemdir. Gerçekçi süreler, benzer işlerin gruplanması ve plana bırakılan nefes payı bir araya geldiğinde gün, kendiliğinden akan bir düzene kavuşur. Liste ise nihayet kısalmaya başlar.